Advert
Advert

Ekonomide yüzde dörtlük büyüme

TÜİK'ten yapılan açıklamaya göre Türkiye ekonomisi, 2013 yılında yüzde 4 büyüdü. İhracat şubat ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,2 artarken, dış ticaret açığı azaldı.

Ekonomide yüzde dörtlük büyüme
Ekonomide yüzde dörtlük büyüme .
Bu içerik 497 kez okundu.
Advert

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2013 yılına ilişkin üretim yöntemiyle hesaplanan Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) sonuçlarını açıkladı.

Buna göre, büyüme hızı 2013'ün son çeyreğinde yıllık bazda yüzde 4,4 oldu. Üretim yöntemiyle Gayri Safi Yurtiçi Hasıla, 2013'te bir önceki yıla göre sabit fiyatlarla yüzde 4'lük artışla 122 milyar 388 milyon lira, cari fiyatlarla yüzde 10,2’lik artışla 1 trilyon 561 milyar 510 milyon lira oldu.

Mali aracı kuruluşlar, 2013'te bir önceki yıla göre sabit fiyatlarla yüzde 9,8’lik artışla 15 milyar 549 milyon lira, cari fiyatlarla yüzde 12,8’lik artışla 52 milyar 483 milyon lira oldu. İmalat sanayi, 2013'te bir önceki yıla göre sabit fiyatlarla yüzde 3,8’lik artışla 29 milyar 446 milyon lira, cari fiyatlarla yüzde 8,9’luk artışla 239 milyar 115 milyon lira olarak gerçekleşti.

Kişi başına GSYH değeri, 2013'te cari fiyatlarla 20 bin 531 lira (10 bin 782 dolar) olarak hesaplandı.

İhracat şubatta arttı

Türkiye'nin ihracatı, şubat ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,2 artarak 13 milyar 150 milyon dolara ulaştı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle oluşturulan bu yılın şubat ayına ilişkin Geçici Dış Ticaret İstatistikleri açıklandı.

Buna göre, ihracat şubat ayında 2013'ün aynı ayına oranla yüzde 6,2 arttı ve 13 milyar 150 milyon dolara yükseldi. Aynı dönemde ithalat ise yüzde 5,9 azalarak 18 milyar 250 milyon dolar olarak hesaplandı.

Anılan dönemde dış ticaret açığı yüzde 27,2 azalarak 7 milyar 9 milyon dolardan 5 milyar 100 milyon dolara düştü.

İhracatın ithalatı karşılama oranı, 2013 şubat ayında yüzde 63,9 iken, bu yılın aynı ayında yüzde 72,1'e çıktı.

Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) ihracatı, bu yılın şubat ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7,5 artarak 5 milyar 470 milyon dolara yükseldi.

AB'nin ihracattaki payı 2013'ün şubat ayında yüzde 41,1 iken, bu yılın aynı ayında yüzde 41,6'ya yükseldi. AB'ye yapılan ihracat, aynı aylar karşılaştırıldığında yüzde 7,5 artarak 5 milyar 470 milyon dolara çıktı.

İhracatta Almanya ilk sırada

Almanya, şubatta en fazla ihracat yapılan ülke oldu. Bu ülkeye yapılan ihracat, söz konusu ayda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,4 artarak 1 milyar 175 milyon dolar olurken, Almanya'yı sırasıyla 1 milyar 22 milyon dolarla Irak, 729 milyon dolarla İngiltere ve 642 milyon dolarla İsviçre takip etti.

İthalatta ise ilk sırayı Rusya aldı. Bu ülkeden yapılan ithalat, söz konusu dönemde yüzde 1,4 artarak 2 milyar 44 milyon dolar oldu. Rusya'yı sırasıyla 1 milyar 928 milyon dolarla Çin, 1 milyar 721 milyon dolarla Almanya ve 993 milyon dolarla ABD izledi.

İhracatta motorlu kara taşıtları ve aksam parçaları zirvede

Fasıllar düzeyinde en büyük ihracat kalemi 1 milyar 454 milyon dolarla "motorlu kara taşıtları ve bunların aksam parçaları" olurken, bu faslı 1 milyar 139 milyon dolarla  "kıymetli veya yarı kıymetli taşlar, kıymetli metaller, inciler, taklit mücevherci eşyası, metal paralar", 1 milyar 87 milyon dolarla "kazanlar, makinalar, mekanik cihazlar ve aletler, bunların aksam ve parçaları", 870 milyon dolarla  "demir ve çelik", 767 milyon dolarla "örme giyim eşyası ve aksesuarı" takip etti.

Olumsuz konjonktüre rağmen büyüdü

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye ekonomisinin, olumsuz konjonktüre rağmen 2013'te güçlü büyüdüğünü belirtti. Şimşek, yerel seçim sonuçlarıyla birlikte siyasi risklerin azalmasının, iç talebi ve 2014 büyüme görünümünü destekleyeceğini bildirdi.

Şimşek, yazılı açıklamasında, 2013 yılına ilişkin büyüme rakamlarını değerlendirdi. "Olumsuz konjonktüre rağmen güçlü büyüdük" ifadesini kullanan Şimşek, şunları kaydetti:

"2013 yılında yüzde 4,0 ile OVP’de öngördüğümüz yüzde 3,6’lık tahminin de üzerinde büyüdük. Bu performans, geçen yıl Fed’in parasal sıkılaştırma politikasına geçişi ile artan finansal volatiliteye; küresel, bölgesel ve siyasal gerginliklere; en büyük ticari ortağımız olan AB’deki daralmaya ve yüksek seyreden petrol fiyatlarına rağmen elde edilmiştir. Beklentilerin aksine ekonomi son çeyrekte de güçlü seyrini korudu. Ekonomimiz önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,4 ile güçlü bir düzeyde büyüdü."

Büyümenin en önemli kaynağının iç talep olduğunu belirten Şimşek, iç talebin, 2013'ün tamamında büyümeye 6,4 puan, yılın son çeyreğinde ise 7,4 puan katkı sağladığını bildirdi. İç talep açısından en önemli katkının özel tüketimden geldiğini ifade eden Şimşek, şöyle devam etti:

"2014 yılında büyüme bir miktar yavaşlasa da görünüm pozitif seyrini korumaktadır. Sanayi üretimi, kapasite kullanım oranı ve reel kesim güven endeksi gibi eşanlı göstergeler, 2014 yılının ilk çeyreğinde büyümenin ılımlı düzeylerde seyrettiğine işaret etmektedir. 2013 yılında büyümeyi destekleyen stokların 2014 yılında da büyümeye pozitif katkı yapması beklenmektedir. Ayrıca kurdaki gelişmeler ile AB’deki toparlanma dış talep kaynaklı büyümeyi destekleyecektir. Yerel seçim sonuçlarıyla birlikte siyasi risklerin azalması iç talebi ve 2014 büyüme görünümünü destekleyecektir."

Babacan'ın değerlendirmesi

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, 2014'te iç ve dış talep arasındaki dengelenmenin, Orta Vadeli Program'da (OVP) öngörülenden daha güçlü olmasının beklendiğini bildirdi.

Babacan, yaptığı yazılı açıklamada, büyüme rakamlarını değerlendirdi.

Geçen yılın dördüncü çeyreğinde Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'nın (GSYH) reel olarak bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,4, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış GSYH'nin de bir önceki döneme göre yüzde 0,5 arttığını ifade eden Babacan, Türkiye ekonomisinin, 2009'un son çeyreğinden itibaren sürdürdüğü kesintisiz büyüme sürecine 2013 yılı dördüncü çeyreğinde de devam ettiğini belirtti.

Babacan, 2013'ün tamamında GSYH büyüme hızının yüzde 4 olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

"2013 yılındaki GSYH büyüme hızı, ekim ayında tahmin edilen oranın üzerinde gerçekleşti. 2013 yılında kaydedilen bu büyüme performansı sonucunda, Türkiye ekonomisinin toplam büyüklüğü cari fiyatlarla 1 trilyon 562 milyar liraya ulaşmıştır. Kişi başına milli gelir de 10 bin 782 dolar olarak gerçekleşti. Geçen yılın genelinde kamu toplam talebinin büyümeye katkısı 1,6 puan olurken, özel tüketim ve özel yatırım harcamalarının büyümeye katkısı sırasıyla 3,1 puan ve 0,1 puan olmuştur.

Diğer taraftan net dış talep, altın ticaretinin de etkisiyle, büyümeye 2,3 puan negatif katkı yapmıştır. Yılın ilk yarısında kamu talebinin ağırlıklı olduğu büyüme, yılın ikinci yarısında özel sektör talebinin öncülüğünde gerçekleşmiştir. Özellikle özel yatırım harcamalarının yılın ikinci yarısında büyümeye verdiği pozitif katkı önümüzdeki dönem üretim kapasitesi için önemli bir temel oluştururken, büyümenin kalitesini de iyileştirmiştir."

Başbakan Yardımcısı Babacan, 2009 sonundan itibaren Türkiye ekonomisinin gösterdiği büyüme performansının işgücü göstergelerine de olumlu yansıdığını belirterek, şöyle devam etti:

"2009 yılı Nisan ayından 2013 yılı Aralık ayına kadar olan dönemde 5 milyon 64 bin kişiye ilave istihdam sağlanmıştır. 2013 yılında sağlanan yeni istihdam artışı ise 703 bin kişi olmuştur. İstihdamdaki bu artışa rağmen, 2013 yılında işsizlik oranında bir önceki yıla göre sınırlı bir yükseliş görülmüştür. Bu gelişmede toplam işgücüne katılım oranındaki artış etkili olmuştur."

Orta Vadeli Program'da 2014 yılı büyüme hızının yüzde 4 seviyesinde öngörüldüğünü hatırlatan Babacan, şunları kaydetti:

"Ekonomik aktiviteye ilişkin son açıklanan aylık veriler, olumsuz dış ve iç gelişmelere rağmen, ekonomimizdeki büyüme eğiliminin sürdüğünü göstermektedir. 2014 yılında iç talep büyümesinin öngörülenden bir miktar daha yavaş olacağı, dış talepteki artışın ise yılbaşında beklenenden daha güçlü gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. Bu çerçevede, 2014 yılında iç ve dış talep arasındaki dengelenmenin Orta Vadeli Programda öngörülenden daha güçlü olması beklenmektedir.

Küresel konjonktürün tüm gelişmekte olan ekonomiler için daha zorlayıcı olduğu bir dönemde Türkiye ekonomisi yüzde 4 ve üzerinde bir büyüme performansı sergilemektedir. Son 12 yılda makroekonomik ve finansal dengelerin sağlamlaştırılmasında elde edilen başarı ve ekonomimizin dayanıklılığını artıran yapısal reformlar, bu gelişmede en temel belirleyici faktör olmuştur."

Zeybekçi'nin değerlendirmesi

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, 2014'te dış talep kaynaklı büyümeye geçişle Türkiye ekonomisinin, kendi kendisini besleyen yeni bir olumlu döngüye gireceğini belirtti.

Zeybekci, yaptığı yazılı açıklamada, TÜİK tarafından açıklanan verilere göre 2013 yılının dördüncü çeyreğinde Türkiye'nin Gayrisafi Yurtiçi Hasılasının (GSYH) bir önceki yılın aynı dönemine göre reel olarak yüzde 4,4 artış göstererek beklentileri aştığını ifade etti. Türkiye ekonomisinin olumsuz küresel ekonomik koşullara rağmen 17 çeyrektir kesintisiz büyümeye devam ettiğine dikkati çeken Zeybekci, Türkiye'nin, verisi açıklanan AB üyeleri içinde 4. çeyrekte en hızlı büyüyen ekonomi olduğunu bildirdi. Zeybekci, şunları kaydetti:

"2013 yılının tamamında Türkiye'nin GSYH büyüme oranı yüzde 4 seviyesinde gerçekleşerek, 2012 için yüzde 2,1 olarak revize edilen büyüme oranına göre önemli ölçüde artış göstermiştir. Böylece büyüme oranı Orta Vadeli Program'da 2013 için öngörülen yüzde 3,6 düzeyini de aştı. 2013'te yüzde 4 büyüyen Türkiye, verisi açıklanan AB üyeleri içinde 2013'te Letonya'nın (yüzde 4,1) ardından en hızlı büyüyen ikinci ekonomi oldu."

Türkiye ekonomisinin cari fiyatlarla 1 trilyon 561 milyar 510 milyon lira büyüklüğe ulaşırken, ABD doları cinsinden 820 milyar dolarlık bir ekonomi olduğunu ifade eden Zeybekci, 2012'de 10 bin 459 dolar olan kişi başına GSYH'nin geçen yıl 10 bin 782 dolara yükseldiğini bildirdi.

Zeybekci, 2013'te ekonomik büyümede iç talebin belirleyici olduğunun görüldüğünü belirterek, iç talep açısından en önemli katkının özel tüketim harcamalarından geldiğini, bununla beraber kamu yatırım harcamaları ve özellikle yılın ikinci yarısından itibaren özel sektör yatırım harcamalarının da büyümeyi desteklediğini vurguladı. 2014'te iç talep artışını kontrol altına almaya yönelik tedbirlerin etkisinin de görülmeye başlamasıyla, büyümenin kompozisyonunda iç talep kaynaklı büyümeden dış talep kaynaklı büyümeye doğru bir değişim görüleceğini ifade eden Zeybekci, şunları kaydetti:

"Son dönemde döviz kurunun daha yüksek bir seviyede istikrar kazanmış olmasının da katkısıyla, en önemli ihracat pazarımız olan AB ekonomisinde toparlanmanın başlaması, dış talebin büyümeye katkısı artacak. Yerel seçim sonuçları da Türkiye ekonomisinde istikrarın kalıcılığını teyit ederek siyasi risk algılamasını azaltan bir diğer olumlu gelişme oldu."

Tüm zamanların en yüksek şubat ihracatı

Zeybekci, 2014'ün ilk çeyreğinden itibaren net ihracatın büyümeye katkısının pozitif olmasını beklediklerini belirterek, dış ticaret verilerine göre yılın ilk iki ayında ihracatın bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7,2 artarken, ithalatın yüzde 1,7 azaldığını, dış ticaret açığının yüzde 16,7 gerilediğini ifade etti.

Tüm zamanların en yüksek şubat ayı ihracat değerinin, 2014'ün ilk iki ayında da ihracatta şimdiye kadar ilgili dönemlerde görülen en yüksek değerinin kaydedildiğine işaret eden Zeybekci, ihracattaki yükselişin tetiklediği üretim artışının, 2014'te tüm ekonomiye olumlu katkıda bulunacağını, iç talebin yavaşlama ihtimalini ortadan kaldırarak ekonomide canlanmayı sağlayacağını ve bunun sonucunda istihdam artışının kesintisiz olarak sürmesini destekleyeceğini bildirdi. Zeybekci, şunları kaydetti:

"2014 yılında artan ihracat-üretim-istihdam kurgusu yanında, ihracat artışına bağlı gelir artışı, iç tüketimi de artırarak büyümeyi tetikleyecek. Bu sürece hizmet eden, ihracatçı için rekabetçi, ithalatı ise cazip olmaktan çıkaran bir döviz kuru seviyesini destekliyoruz. 

Önümüzdeki dönemde en önemli önceliğimiz ihracata yönelik üretimde yerli girdi oranını artıracak politikalar olacak. İhracatımızı nicelik olarak artırmak yeterli değildir. Katma değeri yüksek ihracat yapmak zorundayız. Bu çerçevede yönlendirici ve destekleyici politikalarımızı sürdüreceğiz. Özellikle Ar-Ge'nin ve yerli girdi üretiminin desteklenmesine yönelik çalışmalara hız veriyoruz. 

2014'ün dış talep kaynaklı büyümeye geçişle kamu maliyesi ve finans sektörü çok güçlü olan Türkiye ekonomisi, kendi kendisini besleyen yeni bir olumlu döngüye girecek. Bu süreçle reform kararlılığımızı ortaya koyacak politikalarla ekonomide de 'Yeni Türkiye' diyoruz."

Ekonomide yüzde dörtlük büyüme kahta kahtahaber kahta haber haber tut kahta kahtatime KAHTATİME adıyaman samsat gerger gölbaşı çelikan tut besni çelikhan sincik menzil safvan nemrut vali kaymakam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİNDEN BAŞKANA HEDİYE
ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİNDEN BAŞKANA HEDİYE
JANDARMA’DA TERFİ HEYECANI
JANDARMA’DA TERFİ HEYECANI