Advert
Advert
KALP ÜZERİNE (2)
Önder ARSLAN

KALP ÜZERİNE (2)

Bu içerik 207 kez okundu.

"Kanatları varmış kalbin
Sevince uçar, sevilmeyince göçermiş."
Cahit Zarifoğlu

Bunlardan sonra gelen (diğer bütün mü’min)ler derler ki: “Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce imanla geçmiş (din) kardeşlerimizi bağışla, kalplerimizde, iman edenler için bir kin bırakma! Ey Rabbimiz! Şüphesiz ki sen pek şefkatlisin, pek merhametlisin.”  (1)

Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): "Hiçbiriniz, kendiniz için arzû ettiğinizi kardeşiniz için de arzû etmedikçe, (kemâliyle) îmân etmiş olmaz" buyurdu.  (2)

Ben bir Yunus Emre duymuştum, Mevlana, Hacı Bektaş, Hoca Ahmed Yesevi ve daha onlarcası, yüzlercesi belki.. Biz kültürümüzle örfümüzle bir aşk ile yükselmiş, sevgi ile kardeşlikle, yardım ile yükselmişiz. Ne zaman ki aşkı, sevgiyi bıraktık, evvela içimize kin, nefret birikti. Değil mi ki dost bahçelerinde iken güller açıp solmayan bir tenimiz vardı. Halimizi dile getirdiğimizde bize bakan da derdimize ortak olan yaren olan bir tas su ile içinizi bazen ısıtacak, bazen su serpip serinlik veren ihvanlar idik.

Biz mü’minler birbirimizin kardeşi olmalı idik. Kafire ve zalime karşı yekvücut, müminin ve mazlumun yanında olmalı idik. Din kardeşimize zalim dahi olsa yardımcı olmamızı emreden peygamberin ashabına verdiği cevaptaki gibi, eğer zalimse zulmüne engel olmalı idik. Kimseyi kimsenin tekeline bırakmadan onlar kendilerine bir sınıflandırmaya tabi gösterdiklerinde dahi biz onları Müslüman olarak görüp tek sıfat ile ve tek çatı altında görmeli idik.

Bilmem bu yazımızı okuyan arkadaşlarımız "O iyi insanlar o güzel atlara binip çekip gittiler…" edebiyatı yapacaklar. Ne güzel gider bu mevsimde değil mi, gelin canlar bir olalım, sevelim sevilelim bu dünya kimseye kalmaz. Aşkımızı, yüreğimizi, bedenimizi verelim bu yola, yeniden sevelim. İhmal ettiklerimizden başlayalım, en sevdiklerimizden, bizi sevenlerden. Onları arayalım soralım ziyaretler edelim. Gönlümüzden başlayalım sevmeye, evimizden, mahallemizden, beldemizden yeni bir kardeşlik hareketi oluşturalım.

Kalp o ki hakka vara, gönül o ki Allah’ı ana, gönüldür ki “Allah’ın anmaktan tatmin ola”. Eğer gönlümüzde burukluk hissetti isek dilimizden gönlümüze virdi indirelim, hep birlikte diyelim ki, ‘El-Vedud’ Rabbimiz sen ki bizleri kullarım olarak andın ve bizleri kardeş ilan ettin, bizlerin kalbini de birbirimize ısındır. Ey El-Velî Rabbimiz bizleri seven ve yegane dostumuz, bizleri Server’inin yolunda mersus eyle. Ki biz birbirimize sırt dönmüşken birbirimizi kırarken kaybettik ismimizi sen bizlere yine El-Mani isminle mani ol, sakındır ve engelle yapmamızı istemediğin şeylerle meşgul olmaktan. Ve bizleri razı kıl, senin istemediklerine ulaşmaktan mahrum olmaya.

 

Bu arada son olarak şuraya bir kitap tavsiyesi koyuyorum, belki dikkatinizi çeker de bir ara alan olur.

“Her doğan çocuk dünyaya tertemiz geliyor. Onu biz kirletiyoruz. Hırs ile, vahşetle, malk-mülk derdi ile."

Kitapta beş farklı hikayeyi içinde barınıyor. Sıtkı, Civan, Fotoğrafçı Sarhoş Mustafa ve Doktor. Bir de sonunda "Dörtler Makamı" diye ayrı bir kısım var. Burada da bu dört karakterin ortak buluştuğu yer anlatılmış.
“Böyledir.
Bizde iyiler ölmez.
Evliya olup aramızda yaşarlar.
Nitekim görüyorsunuz işte.”
 
 
 
(1) Feyzü'l-Furkân Açıklamalı Kur'ân-ı Kerîm Meali, Server Yayınları, Haşr Suresi, 10. Ayet
(2) Mehmed Sofuoğlu, Sahih-i Buhari ve Tercemesi, Ötüken Yayınları: 1/169-170.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİNDEN BAŞKANA HEDİYE
ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİNDEN BAŞKANA HEDİYE
JANDARMA’DA TERFİ HEYECANI
JANDARMA’DA TERFİ HEYECANI